Cunda planıyla ilgili herşey aslında Tuba ve Müge'nin yazın yaptıkları Cunda tatilinde yılbaşıyla ilgili bilgi almalarıyla başladı. 2009 Haziranında duyduklarımızdan o kadar etkilenmiştik ki yılbaşında nerede olacağımızı biliyorduk. Kalacağımız yer ile ilgili de hiç soru işaretimiz yoktu çünkü Tuba'nın arkadaşı Mine vardı.
Mine, belki de birçok kez duyduğunuz Cumhuriyet Sokakta bulunan Kuleli Konak Düş Evi'ni işletiyor. Çok da iyi yapıyor. Mekan konaklamak için çok keyifli ama Mine'nin samimiyeti ve misafirperverliği daha da güzel yapıyor herşeyi.
Yola 31 Aralık ta cıktık. Aksam gider gitmez nerede yemek yiyelim problemiyle karşılaşmamak için bir de yılbaşı gibi özel bir gün olduğundan önceden rezervasyon yaptırdığımız Bay Nihat'a gittik hemen. Bay Nihat'la ilgili yazmaya başlamadan önce kaldığımız cici mekanla ilgili ilk izlenimleri paylaşmakta fayda var. Kuleli konak Düş Evi'ni bulmak çok zor olmadı ki tahmin edeceğiniz üzere Cunda oldukça küçük bir yer. Arabaya ihtiyacınız oraya gitmek dışında olmuyor açıkçası. Pansiyon gerçekten çok sevimli. Toplam 6 odası var ve biz zaten dördünü kapatmıştık. Her bir oda birbirinden farklı, hepsi özenle düzenlenmiş ve çok sevimliler. Küçük bir ipucu vermek gerekirse pansiyonun giriş kaında bulunan çift kişilik oda gerçekten çok hoş. Yatak örtüleri bile işlemeli ve içine girmek bile keyif veriyor insana. Pansiyonda her katta lavabo, duş var ve ortak kullanıma açık. Ama bu en azından bizim için hiç bir sorun teşkil etmedi. Daha önce de söylediğimiz gibi tüm pansiyon dolu olsa bile rahatsızlıklık verecek bir kalabalık olması sözkonusu değil. Gittiğimizde Mine bizi bekliyordu ve kısaca bize pansiyonu ve kullanım alanlarını gösterdi. Bu kısım önemli çünkü pansiyonun odaları dışında bizim çoğunlukla zaman geçirdiğimiz kocaman ve olağanüstü bir bahçesi var. Yani kendinizi rahat hissetmek iççin herşey mevcut. Odalara yerleştikten sonra zaman kaybetmemek için hemen çıktık pansiyondan ve doğru yemek yiyeceğimiz Bay Nihat'a gittik.
Bay Nihat Cunda nın en meşhur restoranlarından biri. Neden meşhur olduğunu oraya varınca anladık çünkü önünde durduğumuz koskoca bir dolabın içinde yaklaşık 80 çeşit meze vardı ki bu bizim grup olarak özel ilgi alanımıza giriyor. Mezelerin isimlerini bile anlamadık desek yanlış olmaz. Sonuç olarak hem bildiklerimiz hem de önerilenlerle geniş bir meze ziyafeti hazırladık kendimize. Her birimiz birer tane de balık yedik. Bunun yanında rakı ve şaraplarımız da hazırdı masada. Belki belirtmeye gerek yok ama gerçekten hepsi birbirinden lezzetliydi. Yemek faslı oldukça keyifli ve eğlenceliydi.
Ve sıra geldi yılbaşı sürprizine. Yılbaşı gecesi Cunda da pazar meydanında şenlik yapılıyor. Düzenleyenler Alibey (Cunda) Adası Kalkındırma ve Koruma Derneği. Pazar meydanında isteyen herkes biraraya gelip birlikte şarkılar söyleyip içki içip eğlenerek yeni yıla giriyor. Havanın da çok güzel olması sebebiyle oldukça keyifliydi açık havada ve böyle bir ortamda yeni yılı karşılamak.
Kaldığımız pansiyondan bahsederken bizim için en güzel tarafının bahçesi olduğunu söylemiştik. Yılbaı gecesi meydandan pansiyona döndükten sonra ve daha sonraki günlerde çoğu zamanımızı burada geçirdik. Cunda planımızın en önemli öğelerinden biri olan Trivial Pursuit'e daldık yeni yılın ilk saatlerinde.
2. günün başlangıcı gerçekten olağanüstü oldu. Yemek yemeye oldukça düşkün bir grup olarak aklımız kahvaltıdaydı elbette ve Mine bizi bu konuda da oldukça etkiledi. Masada neye saldıracaüımızı şaşırdık. İnsan evinde kahvaltı yaparken neler yerse ve canı ne çekerse hepsi masadaydı. Özellikle altında lor, üstünde söğüş domates ve salatalık olan salata hala aklımızda. Mine sıradan pansiyon kahvaltıları vermek yerine her misafirinin kahvaltısına bir renk katmak için elinden geldiğince minik minik sürprizler yapıyor. Bize nefis börekler denk geldi mesela. Bizce bu bile insanın kendini daha çok evinde hissetmesi için yeterli.
Kahvaltı sonrası bütün gün yine Trivial Pursuit ile geçti. Bu sefer çekişme hat safhadaydı ve iki grup arası atışmalar oldukça eğlenceliydi. Akşama dığru yine aklımız sadece yemeği düşünür oldu ve Mine yine yardımımıza koştu ve bize yemek yiyeceğimiz yeri tarif ederken devamlı tekrarladığı "sıcak ot" u merak ederek gittik Cunda Balık Evi'ne. Sıcak ot bir sürü yeşil otun kavrulmasından oluşuyor. Servisi ise küçük güveçlerin içine koyulan kavrulmuş otun üzerine sarmısaklı yoğurt dökülüp ağzı kapalı şekilde yapılıyor. Bunun dışında diğer mezeleri de gerçekten çok başarılı. Biz gittiğimizde maalesef balık çok az kalmıştı bu sebepten birkaç tane cuprayı bölüşmek zorunda kaldık ama hem beraber olduğumuz için hem ortam çok cici olduğu için hem de elimizde yine rakılarımız olduğu için keyfimiz oldukça yerindeydi.
Arkadaşlar resimdeki restoranda yemiş olduğumuz mezeleri unutmam mümkün değil. gerçekten süperdi.
YanıtlaSililker